Makbul Olan Sabır Nedir? Makbul Olan Sabır Nasıldır?



Makbul Olan Sabır Nedir? Makbul Olan Sabır Nasıldır?

Makbul Olan Sabır Nasıldır? Musibet ile karşılaşınca ne yapılmalı? Sabır ne zaman makbul olur? Allah’ın mükâfat vaadettiği sabır nasıldır? Bu soruların cevaplarını İlgili hadislerde bulabilirsiniz.

Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor:

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), (ölen) çocuğu için ağlamakta olan bir kadına rastlamıştı:
Allah’tan kork ve sabret!” buyurdu: Kadın (ızdırabından kendisine hitab edenin kim olduğuna bile bakmadan):

Benim başıma gelenden sana ne?” dedi. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) uzaklaşınca, kadına:

“Bu Resulullah idi!” dendi. Bunun üzerine, kadın çocuğun ölümü kadar da söylediği sözden dolayı (utanıp) üzüldü. (Özür dilemek için) doğru aleyhissalâtu vesselâmın kapısına koştu: Ama kapıda bekleyen kapıcılar görmedi, doğrudan huzuruna çıktı ve:

Ey Allah’ın Resulü, (o yakışıksız sözü) sizi tanımadan sarfettim (bağışlayın!)” dedi. Aleyhissalâtu vesselam:
Makbul sabır, musibetle karşılaştığın ilk andakidir” buyurdu.”

[Buhari; Cenâiz 43; 7, 32, Ahkâm 11; Müslim, Cenâiz 14, (626); Ebu Dâvud, Cenâiz 27, (3124); Tirmizi, Cenâiz 13, (987); Nesâi; Cenâiz 22, (4, 22).]

[Kütübi Sitte-3207]

Hadis İle İlgili Açıklama:

1- Hadisin Buharî’de gelen bir başka veçhinde kadının, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a: “Git başımdan, benim musibetim sana gelmedi” dediği; bir başka veçhinde: “(Nasihat kolaydır çünkü) bana gelen musibetten âzâdesin” dediği kaydedilmiştir.

2- Hadis, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın kapıcı kullanmadığını göstermektedir. Kadın bizzat huzura çıkabilmektedir.
Resûlullah’ın tevazu hâlini gösteren diğer bir husus, yolda, sokakta dolaşırken peşini takip eden maiyet ekibine yer vermemesidir. Normal olarak melîk ve büyükler haşmet izharı için bir grup maiyetle dolaştıkları halde, Aleyhissalâtu vesselâm tek başına dolaşmakta ve bu sebepledir ki, ağlayan kadın onu tanıyamamaktadır.

Tîbî der ki: “… Kadına: “Bu Hz. Peygamber aleyhissalâtu vesselâm’dır” denince kadın, içinden korku ve heybet hissetti ve onun da diğer melikler gibi, halkın onlara ulaşmasını engelleyen kapıcı ve koruyucuların olacağını zannetti, ancak gidince tasavvur ettiğinin aksine bir durumla karşılaştı.”

3-Makbul sabır musibetle karşılaştığın ilk andakidir” sözü, “Kalbe hücum eden ilk duygular sırasında, onun gereklerine uymayıp sebat edilirse işte bu makbul sabırdır, Allah’ın mükâfat vaadettiği sabırdır.

Hattâbî, biraz farkla şöyle der: Sâhibi, şeriatça övülen sabır, musibet aniden geldiği anda ortaya konan sabırdır, bundan sonraki sabır değildir. Çünkü zamanla musibet de unutulur. Bazıları: “Kişi musibet sebebiyle sevaba mazhar olmaz, zira musibet kendi elinde değildir, kişi musibet karşısındaki metanet ve güzel sabrı sebebiyle sevap kazanır” demiştir.

İbnu Battal: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), kadına hem helak ve hem de sevaptan mahrum kalma musibetlerinin cem olmamasını arzu ederek müdahale etmiştir” der.

Resûlullah’ın bu sözü hakkında Tîbî şu değerlendirmeyi yapar: “Resûlullah’tan bu söz, kadının “Sizi tanımadım…” demesi üzerine, hikmetli bir üslûbla sâdır olmuştur. Sanki kadına şunu demiştir: “Özür dilemeyi bırak, zira ben Allah için olmayan şeylerde öfkelenmem, sen kendi nefsine bak.”

Zeyn İbnu’l- Münir de şöyle der: “Kendisine yaptığı takva ve sabr tavsiyesine uyarak, üzüntünün sevkiyle sarfettiği sözlerden özür dilemek üzere geldiği zaman, kadına, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) o şekilde cevap vermekle: “Bu sabrın zamanı, hâdisenin olduğu ilk andı, Cenab-ı Hakk’ın sabredenlere vaadettiği sevap da o anda yapılan sabradır” demek istemiştir.

İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 9/539-541.

2 Yorum

  1. furkan 13 Temmuz 2019 Alıntıla
    • Fatma Betül ÖzYönetici 13 Temmuz 2019 Alıntıla

Fatma Betül Öz için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir