Hangi Aylar Haram Aylarıdır? Haram Aylarlarda Ne Yapılmaz?



Hangi Aylar Haram Aylarıdır? Haram Aylarlarda Ne Yapılmaz?

Haram Aylar Nedir? Haram aylar hangileridir? Haram Aylar da ne yapılmamalıdır? Allah katında ayların sayısı onikidir. Bunlardan dördü haramdır. 

Bismillâhirrahmânirrahîm

36-Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günden beri geçerli olan evrensel yasasına göre O’nun katında ayların sayısı onikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. Bu dosdoğru dindir. Sakın bu aylarda konmuş yasakları çiğneyerek kendinize zulmetmeyiniz. Allah’a ortak koşanlar nasıl size karşı topyekün savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekün savaşınız ve biliniz ki, Allah kötülüklerden sakınanlarla beraberdir.

37- Haram aylardaki savaş yasağını başka aylara aktarmak, ertelemek kâfirlikte daha ileri gitmektir. Kâfirler bu yolla sapıklığa sürüklenirler. Onlar Allah’ın haram kıldığı ayları sayıca denk getirmek için bu ertelemeyi bir yıl helâl sayarlarken, bir sonraki yıl haram kabul ederler. Böylece Allah’ın haram kıldığını helâl saymış olurlar. Yaptıkları çirkin işler kendilerine güzel gösterildi. Allah kâfirler güruhunu kesinlikle doğru yola iletmez.

[Tevbe Suresi 36/37]

Tevbe Suresi 36-37. ayetlerin açıklaması:

36. Allah katında, onun şeriatında ve hükmünde muteber olan ayların sayısı, ayın menzillerine göre onikidir. Bu hususta muteber olan kameri aylardır. Çünkü şer’i hükümler kamerî aylara göre ayarlanır. Levh-i Mahfuz’ da bu böyledir.

Gökleri ve yeri yarattığı gün.

İbn Abbas der ki: Allah, gökleri ve yeri yarattığı gün, onu, katındaki ana kitapta yazdı. Onlardan dört ayı, haram aylardır. Bunlar Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb ay­larıdır. Bu aylara hürmet ve saygı gösterildiği için “Haram” denilmiştir. Bu aylarda itaatlar kat kat yapılır. Bu aylarda savaş haramdır. Bu dosdoğru bir şeriattır. Bu haram aylarda , onların hürmetini ihlal etmek ve Allah’ın haram kıldığı masiyet ve günahları işlemekle kendinize zulmetmeyiniz. Müşrikler nasıl size karşı toptan savaşıyorlarsa, siz de gruplara ayrılmadan toptan onlara karşı savaşınız. Bilin ki, Allah müttekîlerle beraberdir. Yani, Allah yardım ve desteği ile onlarla beraberdir. Bu, takva sahiplerine bir müjde ve garantidir. [102]

37. Bir ayın hürmetini bir başka aya ertelemek inkârda aşırılıktır. Çünkü böyle davranış, Allah’ın helal kıldığını haram kılmak, haram kıldığını da helal kılmaktır. Bu da, onların inkarlarına ilave edilmiş başka bir inkardır.

Tefsirciler şöyle der: Araplar savaşçı ve yağmacı idiler. Haram aylarda savaşmak onlara haram kılınmıştı. Savaşırken har­am ayı gelince, savaşı bırakmak onlara zor geliyordu. O ayda savaşmayı helal kabul ediyorlar, onun yerine bir başka ayı haram ay sayıyorlardı.

San­ki onlar, bir ayın hürmetini başka bir ay için borç alıyolardı. Bazen de Muharrem ayını helâl sayıyorlar, fakat bir yılda dört haram ayın tamamlan­ması için safer ayını haram sayıyorlardı. Bu yüzden Allah, kâfirleri sapıklık üstüne sapıklığa düşürür. Bir sene haram ayı helal, helal ayı, haram sayıyorlar. Birisini diğerinin yerine koyuyorlardı. Ertesi sene bunun tersini yapıyorlardı. Bunu, haram ayların sayısını dörde denk düşürmek için yapıyorlardı. Bununla, Allah’ın haram kıldığını helal sayıyorlardı.

Mücâhid şöyle der: Her sene hac mevsiminde Kinâne oğullarından bir adam eşeği üzerinde gelir, şöyle derdi: Ey insanlar! Beni kimse ayıplayamaz ve bana cevap veremez. Sözüm geri çevrilmez. Biz Muharrem ayını haram ay saydık, safer ayını erteledik.” Sonra ertesi yıl tekrar gelir ve şöyle derdi: Biz bu yıl Safer’i haram kıldık, Muharrem’i erteledik.” İşte “Allah’ın haram kıldığı ayların sayısını denkleştirmek için…” mealindeki âyet bunu ifade eder.[103] Şeytan, çirkin amellerini onlara süsledi de, amel­ Allah, kâfirleri saadet yoluna iletmez.

Kaynak : Savfetu’t Tefasir

Haram Aylar İle ilgili Doğru Hadisler:

1- Ebû Bekre (r.a.)’dan rivayet olunduğuna göre Peygamber (s.a.), (Veda) haccında (halka) bir hutbe irad edip (şöyle) buyurmuştur:

(Takvim düzeni açısından) zaman, Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı gündeki (ilk) durumuna dönmüştür. (Artık) sene on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır, (ve) üçü peşi peşinedir ki, Zilkade, Zilhicce ve Muharrem. Biri de Cumade’l- (âhir) ile Şaban arasında yer alan Mudar’in Receb‘i’dir.

Açıklama: Yukarıdaki dört aya Kur’ân-ı Kerimde “el-Eşhuru’l-Hurum= Yasak ayları” adı verilmiştir, ki bu aylarda harp (savaş) ve kıtal ( birbirini öldürme) haramdır.

Kaynak: Sunen-i Ebu Davud

2- Haram aylar;İlim tebliği;Kamerî aylar;Mü’minin ırzı haramdır;Mü’minin kanı haramdır;Mü’minin malı haramdır;Vedâ Haccı Hutbesi|MİNÂ HUTBESİ’NE DAİR EBÛ BEKRE RADİYA’LLÂHU ANHÜMÂ HADİSİ|

Ebû Bekre Nufey’ b. Hâris Rivâyete göre, Nebî salla’llahu aleyhi ve sellem devesi üstüne oturduğu ve deveni dizgini birisi (Bilâl) tarafından tutulduğu halde îrâd ettiği hutbesinde şöyle buyurmuştur:

“(EY NÂS! Mütemâdiyen dönmekte olan) zaman (ve yıl, ay dediğimiz vakit ölçüsü bugün,) Allah’ın gökleri, yerleri yarattığı günkü (ilk) vaziyetine dönmüştür (ve yıl, ay o ilk hesâba tâbi’ bulunuyor ki:) bir yıl, ay ölçüsüyle on iki aydır.

Bunlardan dördü haram (yasak) aylardır ki, üçü arka arkaya Zilkade, Zilhicce, Muharrem’dir. (Dördüncüsü) Mudar’ın ayı olan Receb’dir. O, Cümâd (el-âhir) ile Şa’bân arasındadır”.

Sonra Resûlullah: “(Ey mü’minler!) Bu ay hangi aydır?” diye sordu.

Biz: – “Allah ve Resûlü daha iyi bilir!” dedik.

Resûlullah sükût etti. Biz Resûlullah bu aya eski adından başka bir ad verecek sandık. Sonra: – “Zilhicce (ayı) değil midir?” buyurdu.

Biz: – “Evet, Zilhicce’dir!” dedik.

Resûlullah: – “Bu içinde bulunduğumuz hangi beldedir?” buyurdu.

Biz: – “Allah ve Resûlü daha iyi bilir!” dedik. Resûlullah sustu.

Bir derecede ki, biz Resûlullah Mekke’ye yeni ad verecek sandık.

Sonra Resûlullah: – “Mekke şehri değil midir?” buyurdu.

Biz: – “Evet Mekke’dir!” dedik.

Resûlullah: – “Bugün hangi gündür?” diye sordu.

Biz: – “Allah ve Resûlü bilir!” dedik.

Yine Resûlullah sükût etti. Hattâ biz, bugüne eski adından başka bir ad verecek sandık.

Resûlullah: – “Yevmü’n-Nahr (kurban kesim günü) değil midir?” buyurdu.

Biz: – “Evet, yevmü’n-nahr’dir!” dedik.

(Bu mukaddemelerden sonra) Resûlullah, (mal, can, ırz masûniyetine işâret ederek) buyurdu ki: – “Şu halde iyi biliniz ki, bu şehrinizde, bu beldenizde bu gününüzün haram olduğu gibi birbirinize kanlarınızı dökmek, mallarınızı almak, namuslarınızı selbetmek (yok etmek) de haramdır. (Her türlü taarruzdan masûndur.) Muhakkak ki siz, Rabbinize kavuşacaksınız. O zaman bütün bu işlerden sorulacaksınız!

EY NÂS! Aklınızı başınıza toplayınız da benden sonra birbirinizin boynunu vuracak sûrette dalâlete, vahşete düşerek (câhiliyet devrine) dönmeyiniz!

EY NÂS! Bu nasîhatlerimden mütenebbih olup bunları burada hazır bulunanlarınız, burada bulunmayanlarınıza teblîğ etsin!

Olabilir ki, kendisine teblîğ olunan bâzı kimse, burada bulunup işiten bir kısım kimseden daha iyi anlayıp bellemiş olur!” Bundan sonra Resûlullah iki kere: –“Teblîğ ettim mi?” buyurdu. Biz: – “Evet ettin!” dedik. Resûlullah: – “Şâhid ol yâ Rab!” dedi. Sonra: – “Burada hazır bulunanlar bulunmayanlara teblîğ etsin!” buyurdu.

Kaynak: Sahih-i Buhari

Bu konuda ilginizi çekebilir- Okumak için tıklayın: 10 Muharrem: Aşure Günü Nedir? Aşure Gününde Olan Olaylar?

2 Yorum

  1. Hakki sonmez 29 Eylül 2019 Alıntıla
    • AdminYönetici 29 Eylül 2019 Alıntıla

Yorum yazabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir